Etkinlik (Event) Yönetimi ve Sosyal Medya Entegrasyonu

08/11/2013 / Blog /

Karbonat Blog Talks - Murat Can Şahinoğlu

Lokasyon bazlı sosyal medya iletişiminin Foursquare ile yükselişe geçmesinin hemen ardından, sosyal medya üzerinde event entegrasyonu da büyük bir önem kazandı. Peki nedir bu “entegrasyon” ? Nasıl yapılır? İşte bunun cevabını verebilmek için hemen event kavramı ve lokasyon bazlı iletişimin temeline kısa bir yolculuk yapalım.

Mobil olmak

Event kavramını Mark, Facebook’u açtıktan kısa bir süre sonra hayatımıza soktu ve günümüzde konuşma dilinde “Event açtım işte, davet ettim ya seni?” ve “O akşam çektiğin fotoğrafları at eventin sayfasına herkes alsın işte” şeklinde yerini aldı.

Lokasyon bazlı sosyal medya iletişimin kökeni ise aslında lokasyon bazlı iletişime dayanmaktadır. Bu iletişim 90’ların başında ev telefonları üzerinden yapılır ve genellikle “Şimdi saat 2’de As’ın önünde dimi?” şeklinde karşılıklı güven ile doğru orantılı şeklinde gerçekleştirilirdi. Daha sonra çıkan cep telefonları bunu bir üst seviyeye taşıyarak “Nerdesin yahu, daha gelmedin mi?” çağını başlattı. Yakın zamanda oluşan lokasyon bazlı sosyal medya kanalları ise “Ben burdayım -ama siz değilsiniz / Hala sizi bekliyorum” döneminin temellerini atarken, Instagram – Foursquare ortaklığı sonrasında “Bakın burası ne kadar şahane” detayını da eklemeyi unutmadı.

Peki bu karanlık çağlardan muhteşem döneme gelirken markalar bu iletişimi nasıl kullanır ve daha önemlisi neden kullanmalıdır?

Bu sorunun cevabını vermeden önce bir başka soru daha sorulması gerekmekte ve bu soru da “Markalar neden event/etkinlik düzenler?”. Bunun binbir türlü sebebi olsa da konu sosyal medya olduğunda markalar iki farklı kitleye, iki farklı ana sebepten dolayı organizasyon düzenler.

Bunlardan birincisi doğal olarak tüketicilerdir. Bunun en büyük sebebi markaların tüketiciler ile sadece bir ticari ilişki içerisinde olmamayı tercih ederek; bu ilişkiyi “tüketiciye dokunmak” adı altında çeşitli etkinlikler ile güçlendirmek istemesidir. Bu sayede tüketici, marka ile duygusal bağ kurabilir ve sadık müşteri dediğimiz kitle oluşur.

İkincisi ise blogger iletişimidir. Bunun da ana sebebi SEO (Search Engine Optimization) olsa da; asıl büyük sebep hazır kitleye sahip olan bloggerlar üzerinden bu hazır kitlelere ulaşarak vermek istedikleri mesajları yaymaktır. Buna ek olarak, bloggerların kitleleri üzerindeki etkileme gücünü -satın aldırma gücü- kullanarak ürün deneyimi yaşatmak ve bunu sürekliliğe çevirerek satışlara yansıtmak da bu etkinliklerin hedeflerinden birisidir. Çünkü bloggerların çoğu kendi alanlarında uzman, güvenilir ve satın aldırma gücü yüksek kimselerdir.

Etkinliklerin yapılma amaçlarını da öğrendikten sonra gönül rahatlığı ile sosyal medya entegrasyonu kısmına geçebiliriz. Burada tercihen bir case üzerinden gitmek konuyu daha anlaşılır hale getirecektir (olaylardaki kişiler gerçek hayattan değildir).

Bir etkinliğin, sosyal medyaya taşınmasında temel olarak aşamalı bir iletişim planı vardır. Bunlar sırası ile;

  1. Lokasyon bazlı iletişim – Burdayım!
  2. Anlık iletişim – Ne yapıyorum?
  3. Görsel iletişim – Nasıl yapıyorum?
  4. Etkinlik sonrası iletişim – Biz orada ne yaptık?

Her aşama birbirinden farklı mecralarda gerçekleşmekte olup içerikleri birbirinden farklıdır ve farklı amaçlar ile yaratılmaktadır. Genellikle katılımcıların her aşamada paylaşım yapması için çeşitli tetikleyiciler kullanılır ve daha fazla içerik aratılması sağlanır. Aşama aşama bir case üzerinden ilerleyelim.

Bir parfüm markası, yeni ürününü tanıtmak üzere Esma Sultan Yalısı’nda tropikal konseptli bir lansman partisi düzenlemektedir. Etkinliğe, konusuna hakim blog yazarları davet edilmiştir.

1.       Burdayım!

Burdayım!

Katılımcılar etkinliğe katılmak üzere mekana giderler. Mekana geldiklerinde kendilerini karşılayan ekip giriş kartlarını ve blogger kitlerini verir. Daha sonra içeri girmek için kapıya yöneldiklerinde karşılarında Maps’in dropped pin’i şeklinde bir cut-out görürler. Bu cut-out üzerinde “Check-in oldunuz mu?” şeklinde Foursquare’e yönlendiren bir hatırlatma bulunmaktadır. Bu hatırlatma ile katılımcıları Foursquare üzerinden check-in olmaya ve ilk içeriğini yaratmaya teşvik edecektir.

2.       Ne Yapıyorum?

Ne yapıyorum?

Yine aynı cut-out üzerinde “Paylaşımlarınızı yaparken gecenin hashtag’ini eklemeyi unutmayın! – #tropikalbirgece” bilgilendirmesi, kullanıcıları anlık paylaşımlar yapmaya ve bu paylaşımları yaparken #tropikalbirgece hashtagini kullandırmaya yönlendirecektir. Bu aşamada ağırlıklı olarak katılımcılara verilen bilgiler, marka yöneticilerinin yaptığı açıklamalar ve organizasyon hakkında görüşler anlık olarak paylaşılacaktır.

3.       Nasıl Yapıyorum?

Nasıl yapıyorum?

Bu şekilde etkinliklere katılan kullanıcılar, genellikle tüm sosyal medya hesaplarını aktif kullandığı gibi, bu etkinlikleri kendilerini içerik olarak beslemesi için özellikle tercih ederler. Bu yüzden tüm sosyal medya hesapları gibi, Instagram anlık görsel iletişim/paylaşım için çok önemli bir yere sahiptir. Instagram zaten kullanıcılar tarafından görsel paylaşımlarda tercih edilecek de olsa, kreatif kullanımlar, kullanıcıları teşvik edecek ve yapılan paylaşım sayısı arttıkça erişim ve etkileşim de daha fazla olacaktır.

4.       Biz Orada Ne Yaptık?

Biz orada ne yaptık?

Etkinlik sonrası içerikler genellikle bloglar üzerinde yer alır. Bu içerikler daha detaylı olup, etkinlik ve (varsa) tanıtılan bir ürün hakkındaki tüm bilgileri detayları ile verebilir. Buna ek olarak SEO için büyük önem taşıyan bu içerikler, hem arama motorlarında ürün ya da marka ile ilgili olan aramalarda ilk sıralarda çıkan içerik sayısını arttıracaktır; hem de büyük kitleleri olan bloglar üzerinden büyük kitlelere ulaşarak erişimini ve etkileşimini arttırırken; bu artış marka bilinirliği ve farkındalık olarak geri dönüş sağlayacaktır. Dolayısı ile katılımcıları etkinlik sonrası içeriğini yaratmaya yönlendirecek/teşvik edecek etkenler gerekebilir. Bu, içinde sample ürünler, bülten ve kreatif bir hatıra ürünü bulunan basit bir blogger kiti olabilir. Katılımcılar etkinlik sonrasında sample ürünleri kullanarak deneyimlerini paylaşırken, etkinlikte yaşadığı tecrübeleri, kendilerine ürünler hakkında verilen bilgileri de içerik olarak blogunda kullanabilir.

Biz Nasıl Uyguladık?

Bu kadar anlattıktan sonra Karbonat olarak bu konsepti nasıl uyguladığımızı yazmadan geçmek olmazdı. Uygulama projemiz Murat Boz ile Yedigün Yaz Konserleri’ydi. Genel tüketici etkinliği olduğu için bu projede dördüncü (Biz orada ne yaptık?) aşamasını uygulayamamış olsak da, diğer üç aşamayı uygulayarak yüksek miktarda etkileşim aldık.

Mekana yerleştirdiğimiz check-in cut-out’ları ve sosyal medya kanallarımızdan verdiğimiz destek ile yüksek miktarda lokasyon bazlı etkileşim aldık. Twitter ve Instagram kurgularımız ile kullanıcıların anlık olarak metinsel ve görsel içerik yaratmalarını sağlayarak hem kullanıcıların kendi takipçileri ile, hem de markamız ile etkileşime girmesini sağladık. Buna ek olarak Murat Boz’un da desteği ile her şehirden, takvimdeki bir sonraki şehire Vine kullanarak selam göndedik ve konser öncesinden sıradaki şehirde bir etkileşim yarattık.

Bu entegrasyon ve oluşturulan içerikler sonucunda Yedigün Facebook sayfası üzerinde 164.800 kişiye ulaşırken, konser süresi boyunca toplam 4.000 post yorumu ve 22.500 post beğenisi alırken yaklaşık 700.000’i organik olmak üzere toplam 3.000.000’a yakın kişiye erişim sağladık.

Peki ileride neler olacak?

Twitter ilk çıktığında kullanıcılar “Az önce indik @ Londra Heathrow” şeklinde tweetler atarken, Foursquare’in çıkması ile şimdi check-in oluyorlar. Yine anlık fotoğraf paylaşırken, şimdi Instagram ile bu paylaşımlara yaratıcılıklarını ekleyerek kişisel portfolyolarını oluşturuyolar. Vine’ın gelişi ile 140 karakterlik tweetlerin, 6 saniyelik videolara dönüşüm süreci de yakın zamanda başladı. Sosyal medya kanallarının gelişmesi ile yeni dönüşümler, bu dönüşümlere bağlı olarak yeni yaratıcı kullanımlar ve yine yaratıcı entegrasyonlar olacaktır. İşte o gün, ben bu konu ile ilgili ikinci yazımı da yazacağım.

Murat Can Şahinoğlu
Sosyal Projeler Yöneticisi